Siyahla beyazın birbirine aşinalığını resmeden bir kavramın içinde; renksiz, belki biraz hissiz ,tepeden tırnağa bizi kuşatan şahsiyetsiz bir düsturun peşine takılıp sürükleniyoruz. Ses desen; işittiklerimizle itiştirilen bir kalabalığın içinde, kaybolur gibi kimliğimiz ,her gün bir parça daha. Her gün bir parça daha yok olmaya meyleden bir vaziyete gebe..”ah kıymetli dünüm, ah canım geçmişim, ah bu ben ben değilim cümleleri” üzerimize yağan yağmurlarla silip süpürüyor ömür mefhumunu. Kâh çiseleye çiseleye yıkarak; kâh yüreklerin kuruyan yanlarını bardaktan boşalırcasına yıkayarak.
 Biz her tanede bizliğimizi arayan bir halin sükunetinde susmaya mahkûm ediliyoruz. Yaş alıyoruz susa susa, benliklerimizden kurulu bir düzenin içinde  özümüzü kaybedekaybede. Sözümüzü  yuta yuta bazen ,korkuyla cümleler diziyoruz gönül defterimize. Hayat mı bu dostum? Yetmez mi bu melenkoli?daha kaç gülüşe sıvalı bir hüzne  şahit tutacaksın yüreğini. Ne vakit bir köşeye çeksem kendimi, “ee nasılsın bakalım “desem, hep bir sızıyla demli hasbihal mayalıyoruz..
      Mutlulukların göstermelik çeyizi gibi; yüreğine kurulu vitrinin. Kapısını açıp girmeye bazen cesaret edemediğim bir yükün altında  nefes almaya çalışmak da ne? Hayatın  elle tutulur yanlarıyla hediyeler ver yüzüne ..tebessümler çiz kendi kendineyken de. Bir dua mayala bu geceye dair. Dua kuşlarına haber salan bir sesin tınısıyla gülümse hadi. Bak yıldızları uyandı gecenin. Dualarından cilalar sürülü yüreğini bir yıldızın koluna emanet et bu gece. Bir hisle not iliştir ve yıldızını seç vaktinin. Yapabilirsin!..
Derken penceremin kenarında bir güvercin. Hayır ,dua kuşu o ..Sevr mağarasında nöbet tuttuğundan beridir dua besler ,dua serpiştirir kanatlarından,nasiplisine.bi kuş tüyü kadarlık bir gülüş ;minicik bir gönüle ömür sürer gibi. 
Yaralarından canı acıyanlar hep umuda hep mutmain bir hisle bağlanır ..bir kuş tüyü ağırlığınca  ,değer görür kendine verilen kıymeti. Değerli görür kendini. Sadece kendinin duyabildiği bir sese muhatap bildiği ne varsa en kıymetli kalabalığı olur yüreğinin. Sözleri çalınmış bir fon müziği dinginliğinde bir huzuru üflerken yüreğine; “sesinikısma, ne olur “der.
 Yüzüne gözüne his bulaştırmış acemi bir kız çocuğu musibeti desem. Kıyamıyorum kendime :)..bazen dirhem dirhem beslediğim bir hissin mutluluğundan taşıyorum. Öyle  büyük harflerle kalp içine alınmış sözler değil  demek istediğim. Samimiyete demir atmış; hissi kablel vuku. Kurduğum cümlelerden ,sende devamı var inanışı. Ya da kimsesizliğin inkarına bir resim,karakalem..sil dersen elime bulaşır İzi.O kadar bendesin.
 Tekkorkum; lisanımın içten gelen satırları gönlünü tırmalamasın ..dedim ya ;kalp içinde cümleler değil. Kalbi zahir eden cümlelerim var faili sen diyebildiğim. Öyle dur sadece başka bir şey ihsan etme istemem..