'FETÖ'de hiyerarşik bir yapı vardı'

'FETÖ'de hiyerarşik bir yapı vardı'

Donanma Komutanlığı davasının itirafçı tanığı O.H, "FETÖ'de genel müdür, müdür, müdür yardımcısı gibi hiyerarşik bir yapı vardı. Bunların altlarında da 20-25 öğretmen vardı." dedi.

'FETÖ'de hiyerarşik bir yapı vardı'
 Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Donanma Komutanlığındaki eylemlere ilişkin 52'si tutuklu, 12'si firari 86 sanığın yargılanmasına devam edildi. 

Kocaeli 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Kocaeli Kapalı Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'ndeki salonda yapılan duruşmaya, tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile avukatları ve yakınları katıldı.

Davaya müdahil olan Başbakanlık adına Avukat Halit Çokan, TBMM adına Avukat Ömer Burak Barış ile eski AK Parti Kocaeli İl Başkanı Şemsettin Ceyhan'ın avukatı Samet Genç de duruşmada hazır bulundu. Duruşmayı, bazı sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve vatandaşlar da takip etti.

Firari amirallerin kaçırılmasına "mahrem abi" yardım etmiş

Firari durumdayken, Kazakistan'da yakalanıp Türkiye'ye getirilen tutuklu sanık eski öğretmen Enver Kılıç, hakkındaki "Örgütün üst seviyede mahrem abisi konumunda bulunduğu, diğer mahrem abiler vasıtasıyla firari durumda iken tutuklu darbeci amiraller eski Gölcük Deniz Ana Üs Komutanı Tuğamiral Hayrettin İmren, eski Güney Grup Görevi Komutanı Tuğamiral Nazmi Ekici ve halen firari durumda olan eski Kuzey Görev Grup Komutanı Tuğamiral Ayhan Bay'ın Kocaeli'de saklanmalarına ve barınmalarına yardımcı oldukları, yine kendi sevk ve idarelerindeki 35 AD 4360 plaka sayılı araçla adres değiştirmelerine ve 09.08.2016 tarihinde İstanbul'a gitmelerini sağladığı, giderken aracıyla diğer araçlara eskortluk yaptığı ve örgütün iletişim sistemi olan ByLock kullanıcısı olduğu" iddialarına karşı savunma yaptı.

İddianamede, "Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs", "silahlı örgüt kurma veya yönetme" ve "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçundan cezalandırılması istenen Kılıç, suçlamaların hiç birini kabul etmediğini söyledi.

"FETÖ iltisaklı okulda çalıştığımız için iş bulamadık"

FETÖ'nün mahrem yapılanmasında üst düzey yönetici olmadığını, darbeci amirallerin kaçırılmasına ve saklanmaları için yer temin edilmesine yardım etmediğini öne süren Kılıç, "15 Temmuz akşamı evimdeydim. Darbe girişimi olduğunu televizyondan öğrendim. ByLock indirmedim ve kullanmadım. Üzerime kayıtlı iki hattı da ben kullanıyordum. Birini de bazen eşim kullanırdı. FETÖ'nün terör örgütü olduğunu basından öğrendim. FETÖ ile iltisaklı olan bir okulda eşim ve ben, 5 yıl öğretmenlik yaptık. Okul KHK ile kapatılınca, işsiz kaldık. FETÖ ile iltisaklı bir kurumda çalıştığımız için kimse iş vermiyordu. Ya mesleği bırakacaktık ya da yurtdışına gidecektik. Kolay iş bulabilirim diye 17 Ağustos 2016'da eşim ve çocuklarımla birlikte Kazakistan'a gittik. Orada eşimle Türkçe öğretmenliği yaptık." diye konuştu.

Mahkeme başkanı PTS kayıtlarını sordu

Mahkeme Heyeti Başkanı Yusuf Sevimli'nin "Firari darbeciler eski Gölcük Deniz Ana Üs Komutanı Tuğamiral Hayrettin İmren, eski Güney Grup Görevi Komutanı Tuğamiral Nazmi Ekici ve eski Kuzey Görev Grup Komutanı Tuğamiral Ayhan Bay'ı İstanbul'a götüren davanın 'mahrem abi' konumundaki diğer sanıkları Emrah Çoban, Oktay Aygün ve Mehmet Sarı'nın araçlarını eskortluk yaparak yakından takip ettiğin, çok sayıdaki PTS (Plaka Tanıma Sistemi) ile tespit edildi. Buna ne diyeceksin?" şeklindeki sorusunu Kılıç, "İmren ve Ekici'yi tanımıyorum. Benim ailem 60 yıldır İstanbullu, çok yakın akrabalarım var, sık sık İstanbul'a gidiyorum. O gün de İstanbul'a gitmiş olabilirim. İzmit - İstanbul yönü çok hareketli. Amiralleri götüren araçlarla yakın mesafede gitmem tesadüf olabilir, doğaldır." şeklinde cevapladı.

Kılıç, Bank Asya'da hesabının bulunmasının, Fetullah Gülen'in çağrısı ile bir ilgisinin olmadığını, maaşı o bankaya yattığı için hesap açtırdığını savundu.

FETÖ'cü olmadığını öne süren Kılıç, beraatini ve tahliyesini talep etti.

Tutuklu sanıklar Nazmi Ekici ve Hayrettin imren, Enver Kılıç'ı ilk defa duruşma salonunda gördüklerini ileri sürdü.

Sanık avukatı Murat Altun ise müvekkilinin darbeci olduğuna ve darbecilerle iş birliği yaptığına dair dosyada somut bir delil olmadığını öne sürerek, "Bu nedenle müvekkilim 'anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs", "silahlı örgüt kurma veya yönetme" ve "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" ile suçlanamaz ve ceza verilemez. Bir tek ByLock kullandığı iddia edilen rapor vardır. MİT'in, ByLock raporları hukuki yollardan elde edilmemiştir. Kaçma ve delilleri karartma şüphesi olmayan müvekkilimin adli kontrol şartıyla tahliyesini talep ediyoruz." diye konuştu.

İtirafçı tanık: Tutuklu sanık Dalkılıç 'Genel Müdür' seviyesindeydi

Etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanarak itirafçı olan inşaat mühendisi O.H. de tanık olarak dinlenildi.

Kocaeli'de örgütün TSK yapılanmasında "Sadık" kod adıyla astsubaylardan sorumlu mahrem abi olduğunu ve yapı içerisinde müdür yardımcısı pozisyonunda olduğunu belirten O.H, "Bünyemizde sadece asker yoktu, polis de vardı. Biz bu yapıya dini duygularla girdik. Vatan, millet sevgisinden bahsediyorlardı. Darbeye, darbecilere karşı olduklarını söylüyorlardı. Astsubay ve polislere müstear isim veriyorduk, tanınmamaları için. Böyle bir gizlilik vardı. Genel müdür, müdür, müdür yardımcısı gibi hiyerarşik bir yapı vardı. Bunların altlarında da 20-25 öğretmen vardı." ifadelerini kullandı.

Donanma davasının tutuklu sanıklarından "Mert" kod isimli Yakup Dalkılıç'ın örgüt içinde Genel Müdür seviyesinde olduğunu, "Kamil" kod adlı Oktay Aygün'ün de müdür yardımcısı olduğunu belirten O.H, "Amacımız dini bir birliktelik sağlamaktı. Sohbetlerde dini ve Fetullah Gülen'in kitapları okunurdu. Aramızda irtibatı internetten indirdiğimiz 'Kakao Talk' ve benzeri programlarla görüşerek sağlardık. Astsubayları sabit telefonlarla arar, toplantı yerlerini belirlerdik." dedi.

Tutuklu sanıklar Yakup Dalkılıç ve Oktay Aygün, O.H'nin ifadelerini kabul etmediklerini belirterek, kendisini tanımadıklarını ileri sürdü.

Mahkeme heyeti, örgütün TSK yapılanmasına yönelik Kocaeli'de 54 noktadan astsubay ve subayların ankesörlü sabit telefondan arandığının tespit edildiğini belirterek, HTS kayıtlarının istenmesine ve tutuklu sanıklar Enver Kılıç, İsmail Kara ve Hasan İlhan'ın tahliye taleplerinin reddine karar vererek, diğer tanıkların dinlenilmesi için duruşmayı yarına erteledi.

Anahtar Kelimeler:
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.