'Selin Sayek Böke ile Batı aynı şeyleri söylüyor'

Türkiye'de doların yükselmesinin ve buna bağlı olarak devam eden tartışmalarının yankıları sürüyor.

- Bu haber 61 kez okundu.

'Selin Sayek Böke ile Batı aynı şeyleri söylüyor'

Türkiye'de doların yükselmesinin yankıları devam ediyor. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci doların yükselmesiyle ilgili  "Dokunmamak lazım, müdahale etmemek lazım, piyasa kendi dengesini bulacaktır" ifadesini kullanmış, CHP Genel Başkan Yardımcısı Selin Sayek Böke, dolarda yaşanan bu gelişmeyi Türkiye'nin içerisinde bulunduğu duruma, OHAL'e bağlamıştı. 

Akşam Gazetesi yazarı Ahmet Kekeç, bugün köşesinde kaleme aldığı "Doları kimin yükselttiğini ağzından kaçıran CHP’li!" başlıklı yazısında "Selin Sayek Böke’nin söylediklerini, ABD’li dostlarımız ve Avrupa Parlamentosu üyeleri de söylüyor. Schulz gibi bir 'yan figür' de söylüyor" dedi.

İşte Kekeç'in yazısında satır başları:  

 
Bu CHP’li Selin Sayek Böke... Biraz karışık bir hemşiremiz... Suriye’lere kadar uzanan soy kütüğüyle zengin bir müktesebattan geliyor...
Bir yönüyle Suriyeli, bir yönüyle Avrupalı...

Biraz Türk, biraz Arap...

Herkesleri imrendirecek bir zenginliğe sahip...

Milletvekili seçilmeden önce, “CHP’nin sarışın güzel kadını” etiketiyle lanse edilmişti ve (ekonomi bilgisiyle) “Tansu Çiller ihtiyacına” cevap vereceği söyleniyordu.

Tansu Çiller memleketin “ihtiyaç” kalemleri arasında mıdır, bilmiyorum ama “Tansu Çiller eksikliği” çekenler için (Erdoğan’ın güncelleştirdiği tabirle söylersek) bulunmaz Hint kumaşıydı.

Kendisi aynı zamanda Kemal Derviş’in öğrencisidir.

Daha doğrusu, Kemal Derviş’le aynı ekolden gelmektedir.

Soros’çu liberallerin “Üç Kemal”inden en ünlüsü olan Kemal Derviş (ikincisi Kemal Kılıçdaroğlu, üçüncüsü Kemal Anadol’dur), kriz döneminde ortaya çıkmış, Başbakan Ecevit’in emriyle dışarıdan Bakanlar Kurulu’na atanarak, bozulan ekonomimizi hale yola koymuştu.

Ne mi yapmıştı?

IMF’nin (yüksek faizle) sattığı kredinin ilk dilimi olan 1 milyar doların serbest bırakılması karşılığında, Meclis’in acilen 15 yasa çıkarması gerektiğini “buyurmuştu...”

Bunlar, tarımsal üretimimizi kotaya bağlayan yasalardı. Belli miktarda tütün üretecektik, belli miktarda üzüm ve pancar üretecektik, bunları ihraç etmek gibi bir densizliğe yeltenmeyecektik. IMF’den gelecek parayı da üretim dışı alanlarda kullanacaktık.

İşte böyle bir “kurtarıcı”ydı Kemal Derviş.

Selin Sayek Böke hanımefendi de bu kurtarıcının dava ve ideoloji arkadaşı...

Geçenlerde, hanımefendi, “doların yükselişini nasıl durdururuz?” konulu bazı mesajlar paylaştı.

Merakla okudum...

İçinde “dalgalı kur”, “serbest piyasa” ifadelerinin geçtiği teknik bir izahat bekliyordum.

Hani Aydın Doğan’ın çokbilmiş tetikçileri doların manipülasyonla yükseltildiğini söyleyenlerle (özellikle Cumhurbaşkanı Erdoğan’la) dalgalarını geçiyorlar ya... “Bunu da üst akıla bağladınız” gibilerden güya ironik ama özünde terbiyesizce açıklamalar yapıyorlar ya... Yeniden sinik ve şerefsiz bir muhalefet diline döndüler ya...

Ben de Selin Sayek Böke’den “üst akıl” tezini boşa çıkaracak bir izahat bekliyordum.

Ne bileyim, “mali disiplinden şaşmayın” der, “Merkez Bankası’nı rahat bırakın” der, üretimi ve yatırımı işaret eder, FED’in pozisyonuna dikkat çeker...

Bir ekonomist nasıl bakıyorsa, öyle bakar ve doların bir manipülasyon iklimine ihtiyaç duymadan, tamamen piyasa koşulları içinde yükseldiğine bizleri inandırır, hangi ekonomik tedbirleri alırsak bu ateşi durduracağımızı anlayabileceğimiz bir lisanla kamuoyuna anlatır.

Hayır, öyle yapmıyor.

Ültimatom veriyor:

- FETÖ soruşturması derhal durdurulmalı, ihraç edilmiş kamu elemanları görevlerine dönmeli.

- OHAL uygulamasına son verilmeli, KHK’lar iptal edilmeli.

- Tutuklu HDP’liler ve darbeciler salıverilmeli.

- Terörle mücadele ve sınır dışı operasyonlar durdurulmalı.

Bunları yaparsak, doların yükselişini durdurabilirmişiz.

İlginçtir, Selin Sayek Böke’nin söylediklerini, ABD’li dostlarımız ve Avrupa Parlamentosu üyeleri de söylüyor. Schulz gibi bir “yan figür” de söylüyor.

Demek ki, dolar manipülasyonla yükseltiliyormuş ve “üst akıl” tezi büsbütün temelsiz değilmiş.

Hanımefendinin itirafından sonra, “Bunu da üst akıla bağladınız ya!” diyen şerefsiz taifesinden açıklama bekliyorum. Bakalım aynı ironik haleti kuşanıp, “Üst akıl da nerden çıktı bacım?” diye bir itiraz yöneltecekler mi, “sarışın güzel kadın” mavrası yapacaklar mı?

Bekliyoruz aslanlar.

Davranın klavyeye!
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.