Elif E. Zorer
Elif E. Zorer
Yazarın Makaleleri
Zalimler için, yaşasın cehennem
Ey azameti ve büyüklüğü karşısında her şeyin küçüldüğü, Ey celalinin korkusundan dağların parçalandığı, Ey kudret ve azametine her şeyin boyun eğdiği ve Ey korkusu altında her şeyin zillet içinde bulunduğu Rabbim… Şüphe yok...
HERKESİN BİR MASAL KAHRAMANI VAR;BENİM DE SEN
Bir varmış, bir yokmuş...Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde diye başlayan nice masallarla büyüdük hepimiz. Bir masalı kahramanı bildik hatta hayatımızın veya bir masal kahramanını neşe bildik hayatımıza...Ninnilerin tılsımı etkisini...
Hayaller Hayatlar Çelişkisi
Küçüklüğümüzde sorulan 'büyüyünce ne olacaksın?”sorusuyla öğrendik ilk kez umudedebilmeyi.belkihâyâl edebilmeyi ,bizde ki ileriye yönelik plânlar kurabilme tekniği, annemizin kışa hazırlık turşu kavonazlarına nispet yapar gibiydi...Doktor...
Serzeniş
İnsan doğar,büyür,yaşar ve ölür felsefesiyle ömür öğütüyoruz...Elimize sıkıştırılmış mutluluk harçlıklarından sermayelerle, inşa ettiğimiz gönül evimizin anahtarı kayıp gider gibi bazen avuçlarımızdan. Oysa sahibini bile bilmediğimiz...
HALLERİMİZ
Hep; 'Ben küçükken li..”cümlelere emanet ettik, kıymetli yaşlarımızın, kıymetli mutluluklarını...hüzünleriyle yüreklere adeta cila süren bir kimliğe, isim verdik hislerimizden. Kimi gün sinirli. Kimi gün neşeli. Kimi gün dertli....
Bir "Elif" miktarı soluduğum "Hayat"
Ayrılığın hüznü vurur gökyüzüne, Kasım'da hep ağlar bulutlar, Âşıklar cezalı, şiirler küskün, Her Kasım demlenir yürekte, Bu eski hüzün… Hazanı sarılara boyayan ayrılıklar, kurumuş yapraklardan mı aldı rengini? Bulutların...
Biraz aralık bırak kendine; Yüreğin nasiplensin kıştan (2)
Ayakkabılarını çıkarıp, içeriye girmişti artık yaz, nasıl naif, nasıl nârin her rengiyle, kıpır kıpır her şey. Tadına doyulmaz o uzun günler, serin rüzgârlarıyla ruhumuzu okşayan akşamlarıyla, sevilmez mi hiç? Temmuz, sevilmez mi...
Biraz aralık bırak kendine; Yüreğin nasiplensin kıştan
Günaydın sabah. Günaydın hayat. Günaydın penceremin ardında kalan yaralarım, hiç bitmeyecek sandığım dertlerim, ağlamışlıklarım. Halime dayanamayıp uyanan umutlarım günaydın… En deli yanım, huzur denen o güzelliğe bıraktığım...
Dua Kuşu
Siyahla beyazın birbirine aşinalığını resmeden bir kavramın içinde; renksiz, belki biraz hissiz ,tepeden tırnağa bizi kuşatan şahsiyetsiz bir düsturun peşine takılıp sürükleniyoruz. Ses desen; işittiklerimizle itiştirilen bir kalabalığın...
Narçiçeğim
Dilimde, bir sabah duası doğuyor yüreğime, güneşi oluyor lügatimden üzerime sürülü nur-u pak bir cümle. Geceden kalma tüm karanlığı siliniyor gönlümün. Umut etme hissi bir duayla harmanlı ki sorma gitsin. Sanırsın ki; dünya bir mabet...
SOL YANIMIZ
Uçmayı bilip de, göğe değemeyen kelebekler gibi bir yanımız. Kendi kendine konuşan vemutluluğun hisli namelerine kur yapan, bir nota defteri taşıyoruz adeta içimizde. Bazen sözlerini bilmediğimiz bir türkünün melodisine emanet ediyor hislerini...
Sol yanımız
Uçmayı bilip de, göğe değemeyen kelebekler gibi bir yanımız. Kendi kendine konuşan ve mutluluğun hisli namelerine kur yapan, bir nota defteri taşıyoruz adeta içimizde. Bazen sözlerini bilmediğimiz bir türkünün melodisine emanet ediyor hislerini...
Büyümeyen çocukluğum
Mutluluk; bir çift kırmızı fiyonklu, parlak ayakkabılara sahip olmaktı bir zamanlar. Bazen kirlenir hissiyle başucumda saklayış; bazen de bir an evvel giyebilme mutluluğunu sabırla bekleyişti.. Çocukluğumdu kırmızı pabuçlarım.. üzerine...
SUS YÜREĞİM
Bir fısıltının ardına gizlenmiş gönül dolusu cümleler biriktiriyorum hayata. Fosilleşmiş kalplerin sedasına kapalı bir mahzende kilitliyim; sağırım naylonlaşan her söze. Görmüyorum içinde iyilikle beslenmemiş hiç bir tebessümü. Dilsizim...
Duydum ki unutmuşsun, gözlerimin rengini
Duydum ki en mevsimindeymiş Anadolu Kavağı.. . Mora çalan Erguvanlarla süslenmiş.. Yeşiller biraz daha yeşil, maviler en maviymiş.. haber salmış martılar "neredesin" diye.. biraz daha ıssız kalmış kale.. ve en mevsimindeyken baharın, kışına...
TOPRAKLAR YARILDI ŞEHİTLERİNE SARILIRKEN
Gökyüzü kırmızılara boyanmış bu sabah. Hüzün rüzgârları dokunuyor her yere, herkese. Ölümün soğuk yüzü, ciğerleri yanan anaların ateşlerine etki etmiyor. Boyun büken çocukların masumiyetlerine kan bulaşmış, sevgiyle yoğrulmaya...
Temenni
Yazın son demleriydi. İstanbul; güneşinden, sıcağından kolay kolay kopamaz bir halde de olsa, arada bir yağan yaz yağmurları; üzerimize bereketi sürmeye bir temennisiydi bulutların, şüphesiz… Yine böyle yağmurlu bir hafta sonu, trafik malumunuz;...
Kalbimin mutluluk mevsimi
Dört mevsimin sıcağına, soğuğuna, yağmuruna, karına dokunmayan bir resme boyalıdır gönül dediğin. Bazılarına her mevsim kış olur da, güneşe hasret kalır gözleri. Mutluluğu şarkılardan dinleyen bir yüreğin, adresine ulaşamaz bahar....
Mucize
Mucizelere inanır mısın” dedi bir meczup;”dünyanın renginin, bir günün sabahında değişebileceğine inanır mısın” diye ekledi.”Yağmurların, yeryüzünün bütün kötülüklerini yıkayabileceğini düşünür müsün?”dedi. Sordu...
Temmuz'un bulut korkusu
Mavilere serpilen güneş ışıkları, perdesini çekivermişti gökyüzünün.”Hadi uyan, saat kaç oldu!”diyen; bir anne sesi gibiydi, sabahlara dokunan kuş sesleri… Gündüze sürülü bir gülüştü bulut kokusu. Bulut kokusu ya; bilir misin...
Lanetullahi alez zalimin
Yazılarımda sevgi temalı, barışçıl cümleler kullanmayı tercih eden, hümanist, dostluk yanlısı, hayata pozitif tarafından bakmaya çabalayan, yapıcı olmayı kendime düstur edinen biri olarak böyle bir başlıkla kalemi ortak etmek de varmış...
Kalbime doğan güneşim
Gözlerim; gözlerinin içine baktığı günden beri, gözlerini gözlerimde saklıyor. Ondan mıdır gözümü her kapadığımda, en çok yakın oluşum sana… Sesinin her tınısı, kulaklarıma işlenmiş bir oya misali, iplik iplik düğümler atıyor...
Bir sevdadır Karadeniz
Şehirlerin dilini bilir misin? Her biri kendine has bir lügate sahip, sanki gelenlerinin cebini doldurur gibi cümleleriyle. Şiveleriyle, gelenek görenekleriyle, sofralarıyla her bir şehir kendi resmini sergileyen bir ressam gibi. Kime sorsan en güzeli...
Hoş geldin on bir ayın sultanı
Hoş geldin güzeller güzeli… Hoş geldin nazlı ramazan, şeref verdin, şereflendirdin bizi… Hoş geldin bereket kokulu iftar sofraları, hoş geldin geceyi aydınlatan sahur vakti. Hoş geldin, sefalar getirdin, hoş eyledin bizi gelişinle. Şimdi...
İstanbul kokan yarim
Bir resim misali… Bütün güzellikler bir araya toplanmış sende… Bütün güzel hislerle kucaklaşmış mutluluk… Kırmızının en aşk kokan tonu hayat bulmuş yanında… Beyaz masumiyetini senden almış... Denizin ferahlığı‚ mavinin sendeki...