Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Antalya İlçe Belediye Başkan Adayları Tanıtım Toplantısı'nda konuştu.

Erdoğan, konuşmasında şunları kaydetti;

Akdeniz'in incisi, ülkemizin turizm başkenti, tarımın, sanayinin, diplomasinin lokomotifi Antalya'da sizlerle birlikte olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Ahde vefanız, aşkınız için her birinize teşekkür ediyorum. Rabbim aramızdaki şu dayanışmayı daim eylesin diyorum. Antalya'yı özlemişiz, bugün ilçe belediye başkan adaylarımızı sizlere emanet etmek üzere buradayız.

"Biz milletten ilk onayı belediyelerdeki icraatlarımızla aldık"

Büyükşehir belediye başkan adayımız Hakan Tütüncü'yü daha önce açıklamıştık. İlçe adaylarımızın da belirlenmesiyle birlikte artık tam saha pres yapacak şekilde çalışacağımız bir döneme giriyoruz. Biliyorsunuz bizler milletten ilk onayını belediyelerdeki icraatlarıyla almış bir kadroyuz. Bundan 30 yıl önce mahalli idarelerde ilk kez göreve geldiğimizde önümüze çıkan engellere, zorluklara ve maruz kaldığımız haksızlıklara rağmen şehirlerimize hizmet için aşkla çalıştık. Millete hizmet yolunda bahane aramadık. Bahanelere sarılmadık. Kolayı seçenlerden asla olmadık. Belediyemizin kaynaklarını en doğru, en etkin ve hakkaniyetli şekilde kullanarak hemşehrilerimizin sorunlarına çözüm ürettik. Bir önceki seçimde iş başına gelen CHP zihniyetinin ideolojik esareti altında boğulan tüm umutları tükenen şehirlerimizi çok kısa sürede yaşanabilir yerler haline getirdik. 

İstanbul ve Ankara başta olmak üzere bizim hizmet ve eser siyasetimizle tanışan şehirlerimiz çeyrek asır boyunca adeta altın devirlerini yaşadı. Ulaşımdan çevreye, sosyal belediyecilikten alt yapı ve üst yapıya kadar her alanda şehirlerimiz resmen seviye atladı. Daha önce mahalli idarelerde hiç görülmemiş hizmetleri vatandaşlarımızın istifadesine sunduk. Hemşehrilerimizin her anında hep yanında olan, böyle bir anlayışla illerimize hizmet ettik. Şehirlerimizin nüfusunu çoğalması ve şehirleşmenin artmasıyla birlikte insanlarımızın belediyelerden beklentileri de değişti, çeşitlendi, çoğaldı. Belediyeleri sadece vatandaşın çöpünü toplayan, sadece yolunu inşa eden, parkını yapan, toplu ulaşım hizmetlerini veren bir konumdan çok daha geniş görevler icra eden bir konuma yükselttik. 

"Şehirlerimizi gerçek belediyecilik anlayışıyla tekrar buluşturmakta kararlıyız"

AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak işte bu değişen ve çeşitlenen beklenti sepetini karşılamanın çabasındayız. Aşık Yunus'un o veciz ifadesiyle söyleyecek olursak; Biz sevdik aşık olduk. Sevildik maşuk olduk. Her dem yeniden doğarız bizden kim usanası. Biz de maşukumuz olan aziz milletimize daha iyi hizmet etmek için sadece kadrolarımızı değil aynı zamanda belediyecilik vizyonumuzu da yeniledik, geliştirdik, adeta tekemmül ettirdik. Bu anlayışla mahalli idarelerdeki 30 yıllık zengin tecrübemizi iktidardaki 21 yılı aşan tecrübemizle yoğurduk. Şehirlerimizi Türkiye Yüzyılı vizyonumuza hazırlayacak kapsamlı bir yol haritası ortaya koyduk. Bunu da 30 Ocak'ta Ankara'da Türkiye Yüzyılı şehirleri için gerçek belediyecilik temasıyla seçim beyannamemiz olarak kamuoyumuz ile paylaştık. Amacımız, özellikle muhalefetin idaresi altında durumu giderek kötüleşen şehirlerimizi içine düştükleri girdaptan süratle çıkarıp hak ettikleri yüksek standartta hizmetlere kavuşturmaktır. İstanbul harap oldu. Ankara harap oldu. İzmir zaten berbat. Antalya aynen harap oldu. Şimdi CHP zihniyetinin elinde hergün irtifa kaybeden şehirlerimizi gerçek belediyecilik anlayışıyla tekrar buluşturmakta kararlıyız. 

"31 Mart'ta Antalya'nın altın çağı başlayacak"

Şehirlerimizi iş yapmak, milletin sıkıntılarına çözüm bulmak yerine şov yapan, kişisel kariyer peşinde koşan muhterislerin insafına bırakamayız. Antalya'mızın bir 5 sene daha kaybetmeye tahammülünün kalmadığını biliyoruz. İnşallah 31 Mart'ta Antalya, Cumhur İttifakı ile yeni bir döneme yelken açacaktır. Buna hazır mıyız? Antalya büyükşehir belediye başkan adayımız Hakan Tütüncü kardeşimiz bilgisiyle, tecrübesiyle, heyecanıyla, tevazuyla hizmete kendini adamış yetkin ekibiyle şehrimize hizmete hazırdır. İlçe belediye başkanlarımızın da desteği ile 31 Mart'ta Antalya'nın altın çağının başlayacağına inanıyorum.

Bakınız, burada Türkiye genelindeki tüm belediyelerde hayata geçireceğimiz politikaların temel unsurlarını kısaca hatırlatmak istiyorum. Yeni dönemde ülkemizin her yerinde afetlere dayanıklı, dirençli ve sağlam yerleşim yerleri inşa edeceğiz. Şehirlerimizi iklim değişikliğine uyumlu hale getirecek yatırımlara öncelik vereceğiz. Akıllı uygulamalara ve yeni nesil dijital teknolojilere uyumlu alt yapılar kuracağız. Gençler, çocuklar, yaşlılar, engelliler, kadınlar başta olmak üzere tüm toplumsal kesimlere karşı hassas, kuşatıcılığı yüksek sosyal belediyecilik hizmetleri sunacağız.

Yerel yönetimlerin güçlü aile, güçlü toplum anlayışını desteklemesini temin edeceğiz. Kültür ve medeniyet tasavvuruna dayalı projeler üreteceğiz. Çevre ve tabiata karşı hassas, yeşil kalkınmayı benimsemiş, sıfır atık modelini uygulayan, sürdürülebilir belediye yönetimlerine destek olacağız. Evlatlarımıza havası, suyu, toprağı ve çevresi temiz şehirler bırakmak için var gücümüzle çalışacağız. Şehirlerimizi mimarisi estetik, tarihi ve kültürel varlıkları korunmuş, huzurlu, güvenli yerleşim yerleri haline getireceğiz. Kırsaldaki insanlarımızın hayat standartlarını yükselterek herkesin doğup büyüdüğü yerde kalmasını teşvik ve temin edeceğiz. Belediye yönetimlerinin tamamını etkin, verimli, adil, şeffaf ve sorumlu bir anlayışa kavuşturacağız. Kaliteli hizmete ve şehir sakinlerinin memnuniyetine öncelik veren yönetimlerle belediyelerimizi geleceğe taşıyacağız.

Gerçek belediyecilik sözümüzü üretken, adil, erişilebilir, vizyoner, şefkatli, sürdürülebilir, yenilikçi, kalkınmacı, çağdaş, güçlü, kapsayıcı, dinamik, vatansever kavramlarıyla zenginleştiriyoruz. Bu hedeflere ulaşmak için hep birlikte 31 Mart'a kadar çok çalışmamız gerekiyor. 31 Mart'ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için hazır mıyız? 31 Mart'ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için kararlı mıyız? 31 Mart'ta Antalya'mızı Türkiye Yüzyılı hizmetleriyle taçlandırıyor muyuz? Bunun için seçim gününe kadar kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Seçim akşamı Türkiye haritasını Cumhur İttifakı renkleriyle boyamaya var mıyız? Kendimiz ve evlatlarımız için huzurlu, mutlu, müreffeh bir geleceğin kapılarını beraberce açmaya var mıyız? Büyük ve güçlü Türkiye vizyonumuza sıkı sıkıya sahip çıkmaya var mıyız? Rabbim hepinizden razı olsun. 

Türkiye'yi geçtiğimiz 21 yılda asırlık demokrasi ve kalkınma atılımlarıyla buluştururken istisnasız her şehri ile birlikte büyüttük geliştirdik. Eğitimden sağlığa, ulaşımdan enerjiye, turizmden spora her alanda ülkemizi cumhuriyetimizin 100'üncü yılına hazırladık. Bu süreçte içeride ve dışarıda verdiğimiz mücadelenin şahidi sizlersiniz. Şu Antalya'da doğru dürüst bir havalimanımız bile yoktu. Bugünkü havalimanına Antalya'yı kimler hazırladı? İşte bugün bile VIP salonunun açılışını yaptık. Aynı şekilde devlet konukevinin açılışını yaptık. Yurt dışından buradalara misafirlerimiz geldiği zaman farklı bir Antalya görsün diye. Farklı bir Antalya Havalimanı görsün. Çünkü biz dünyada farklıyız, farkımızı ortaya koymamız lazım.

"Hedefimiz 60 milyon ziyaretçi, 60 milyar dolar turizm geliridir"

Hiçbir engele aldırmadan, hiçbir tuzağa takılmadan, hiçbir oyuna gelmeden milletimizle azimle hedeflerimize doğru yürüdük, yürüyoruz. Ülkemize gelen 57 milyon turistin 16 milyonuna Antalya ev sahipliği yaptı. Bir başka ifadeyle, Antalya tek başına nüfusunun 6 katı turisti misafir etti. Antalya turist sayısında bir önceki yıla göre yüzde 19 artışla Türkiye'nin turizm başkenti ünvanını korudu. Ülkemiz genelinde 2024 turizm hedefimiz 60 milyon ziyaretçi, 60 milyar dolar turizm geliridir. Nereden nereye. Turist sayısını 2002 yılındaki 13 milyon seviyesinden nasıl 57 milyona çıkardıysak, inşallah 60 milyon hedefini de tutturacağız. Bunun yanında Antalya kendi şehirlerimizle birlikte dünyanın dört bir yanına yaptığı gıda ihracatıyla da öne çıkıyor. 

"Ne ülkenin meseleleri ne milletin sıkıntıları bunların umurunda değil"

Antalya 21 yılda Türkiye'nin nereden nereye geldiğinin en çarpıcı örneğidir. Bugün de tüm vaktimizi ve enerjimizi şehirlerimizi Türkiye Yüzyılı vizyonumuza hazırlayacak programlar, projeler, planlar için harcıyoruz. Peki, biz bu işlerle meşgulken ülkemizin ikinci büyük partisi CHP ve yöneticileri nelerle uğraşıyor? Aslında CHP'nin yapması gereken her başlıkta bizim karşımızda daha büyük, daha iddialı, daha iyi çalışılmış programlarla çıkmaktır. Öyle ya, madem oy oranı itibarıyla iktidardaki partiye en yakın sensin öyleyse yapman gereken budur. Ama bakıyorsunuz CHP yöneticilerinin gündeminde sırf laf olsun diye söyledikleri ipe sapa gelmez yalan yanlış ifadeleri bir kenara bırakırsak bunların hiçbiri yok. Ne ülkenin meseleleri ne milletin sıkıntıları, ne de bölgemizde yaşanan krizler bunların umurunda değil. Türkiye'de neler olduğundan, dünyanın nereye doğru evrildiğinden, insanlığın hangi sınamalarla karşılaştığından haberleri dahi yok. Eskisi, yenisi ve perde arkasındakilerle birlikte CHP'yi yönetenlerin tek gündemi kimin adamının nerede aday gösterileceği üzerinden ibaret. Tüm mücadeleleri, tüm kavgaları siyasetteki tek varlık gayeleri budur. 

Devlet Bahçeli: İade kararını HSK yeniden incelemelidir!  Devlet Bahçeli: İade kararını HSK yeniden incelemelidir! 

"CHP bir alacakaranlık siyasetinin içine girmiş durumdadır"

Bunlar çantada keklik olarak gördükleri belediyeler için CHP'de tam anlamıyla belediyeler meydan muharebesi yaşanmaktadır. CHP'nin acemi genel başkanı geçen ay aday belirleme üzerinden aklınca bize laf atıyordu. Karşımıza çıkaracak aday bulamıyorlar diye. Şimdi Özgür efendinin sesi soluğu çıkmıyor. Biz bay Kemal ile en azından açıktan ve aleni milletin gözü önünde cereyan eden siyasi bir mücadele yürütüyorduk. Kendisi ile çoğu zaman anlaşamasak da siyasette muhatabımızın kim olduğunu biliyorduk. İşte bu bay Kemal'i sırtından hançerleyerek koltuğundan indirdiler, Ankara'da bir ofisin dört duvarı arasına vebalı gibi hapsettiler. Özgür efendinin de dikkat etmesi lazım aynı hançer her an kendi sırtına da inebilir. Gerçekten de CHP bir alacakaranlık siyasetinin içine girmiş durumdadır. CHP'nin bünyesini kuşatan hançer ve ihanet üzerinde yükselen alacakaranlık siyasetini ülkeye bulaştırmasına izin veremeyiz. 

"Terör örgütlerini üzerimize salsalar da bizi yolumuzdan çeviremeyecekler"

Demokrasinin önemli bir unsuru olan muhalefetin bu perişan hali içimizi acıtıyor. Gazi Mustafa Kemal'in hatırasına hürmetle bu partiye oy veren vatandaşlarımın da bu tablodan rahatsız oldukları kanaatindeyim. İnşallah 31 Mart seçimleri bunu değiştirmek için bir fırsat teşkil etmektedir. Önümüzdeki seçimler şehirlerimizin gerçek belediyecilikle buluşması yanında CHP'de taşların yerine oturmasına da yardımcı olacaktır. Tabi biz bunların hepsine siyasetin cilvesi diye bakıyor, aslı olarak işimize odaklanıyoruz. Ülkemizi nasıl 2023 hedeflerine dayalı orta ve uzun vadeli programlarla bugüne getirdiysek Türkiye Yüzyılı vizyonu ile de geleceğe taşıyacağız. Hep söylediğimiz gibi bizim her alanda hayata geçirecek daha çok eserimiz, milletimize kazandıracak daha çok hizmetimiz var. Türkiye'yi dünyanın en büyük ve güçlü ülkeleri arasında seçkin bir yere ulaştırana kadar gece gündüz çalışacağız. Terör örgütlerini üzerimize salsalar da, sinsi tuzaklarla önümüzü kesmeye kalksalar da bizi yolumuzdan çeviremeyecekler. 

"Bizimle yarışacak vizyonu, programı, projesi olan hiçbir parti, hiçbir ekip yoktur"

İktidarlarımız dönemi boyunca önümüze çıkan sorunları nasıl birer birer çözdüysek, çalışanından emeklisine kadar vatandaşlarımızın bugünkü sıkıntılarını da biz hal yoluna koyacağız. Bu konuda bizimle yarışacak vizyonu, programı, projesi olan hiçbir parti, hiçbir ekip yoktur. Önlerine üç keçi katsanız ellerine bir kasa portakal verseniz akşama hepsini de kaybedip gelecek kifayetsizlikteki tiplere ne ülke ne şehirlerimiz emanet edilebilir. Gözü ve gönlü vatandaşa hizmet yerine sürekli başka yerlerde olanların şehirlerimizi düşürdüğü durum ortadadır. Biz cumhurbaşkanıyla, genel mercileriyle, bakanlarıyla hep birlikte adaylarımızın yanındayız.

Antalya'yı hak ettiği eser ve hizmetlerle buluşturup dünyanın en önemli cazibe merkezlerinden biri haline getirmekle kalmayacak, güvenliğiyle, huzuruyla, refahıyla en üst lige taşıyacağız. Cumhur İttifakı olarak ortak adaylarla seçime girdiğimiz yerlerde gerek AK Parti adayları, gerekse Milliyetçi Hareket Partisi adayları için aynı samimiyetle, aynı fedakarlıkla çalışacağız. Birlikten güç doğar. Bu inançla tek yürek, tek bilek olarak gece gündüz demeden koşturacağız.