Ailede ergene yöneltilen farklı davranışlar, ergenin dengesizlik ve kararsızlığını arttırır. Mesela, bir gün: ‘sen daha çocuksun, bunu bilmezsin’ diyen anne-babanın bir başka gün: ‘kocaman adam oldun, hala bilemiyorsun’ şeklindeki suçlaması, genci dengesizliğe iter.

Gence belli sınırlar içinde özgürlük ve serbestlik tanımak gerekir. Sınırlar ebeveynler tarafından belirlenmelidir; ancak o sınırlar içinde seçenekler sunulabilir ve seçim hakkı ve esnekliği gence bırakılabilir. Böylelikle çerçevesi belli, kontrollü bir alanda gence  karar verme, seçim yapma, deneme-yanılma ve sorumluluk alma gibi şahsiyet gelişimi açısından önemli becerileri kazanmasına zemin hazırlanmış, katkı sağlanmış olur.

Anne-baba, gençi hiçbir zaman başkalarının yanında eleştirmemeli, küçük düşürmemeli, alay etmemeli ve davranışları başkalarınınkiyle karşılaştırılmamalıdır. Gençi, ufak tefek hatalarından dolayı azarlamamalı ve yaptığı yanlışlardan dolayı onu tehtit etmemeli, bağırmamalı, korkutmamalı ve güç gösterisnde asla bulunmamalıdır. “Görürsün el mi yaman, bey mi yaman? Bakalım kimin değdi olacak?”  gibi bu tür davranışlardan, baskılardan kaçınmak gerekir.

Gençlerin hiç sevmediği şey nasihat dinlemektir. Aksine anne ve babalar da bol bol nasihat etmek isterler. Anne-baba ile genç arasında iletişim hayati derecede önem ve anlam kazanır. Çatışma yerine, işbirliği ve iletişim kurabilmek çok önemlidir. Ergen gence karşı aşırı koruyucu, müdahaleci ve yumuşak ya da aşırı katı, otoriter ve baskıcı olmamalı. Aşırı yumuşak ya da aşırı sert davranışların psikolojik ve ahlâkî sonuçları hiç arzu etmediğimiz biçimde gerçekleşebilir. Herşeyde olduğu gibi, bu konuda da ‘denge’ çok önemlidir.

 Anne-baba, ergenlik çağında vermek istediği bilgileri bir çoçuğa verircesine davranmaktan vaz geçip, geçiş döneminin zorluklarını yaşamakta olan bir gence “rehperlik” etmek” şekilinde olmalıdır. Yani artık hedef, gence bir şeyler öğretmek değil, “onun kendisinin bir şeyler öğrenmesine” yardımcı olmak hedef olmalıdır. Ya da amaç, belli sorunları ona gösterip çözümlerini yine ona öğetmek değil, kendinin çözümler bulmasına yardımcı olmaktır.

 Gençlerin sağlıklı gelişmesi için onlarla sürekli iletişim halinde olmak, psikolojilerini bilmek ve kişiliklerine saygı göstermek gereklidir. Böyle davranılmadığında gençler ile erişkinler arasında çatışma başlar. Gençlerle erişkenler arsında zaman zaman kuşak çatişması yaşanmaktadır. Ergenlik çağındaki bir gence ailesinin yapabileceği en büyük yardım; onu anlamak, sorunları konusunda yanında olduğunu hissettirebilmektir. Ancak, ne var ki bu dönemde anne-baba ile genç arasındaki birtakım problemler çıkmaktadır. Problemlerin çözümü ise ebeveyn ile ergen arasında etkili ve sağlıklı iletişim kurulmasından geçmektedir.

Kuşak çatışmasının olumsuz ve sağlıksız boyutlara kadar erişmesini önlemek, sağlıklı ve iyi bir iletişim yoluyla gerçekleşir.