Öne Çıkanlar Barbaros Muratoğlu Hıdırellez Seul FETÖ BDDK

ABD'den Türkiye'ye 'Ortaköy' desteği!

İstanbul Ortaköy'de yılbaşı gecesi gerçekleştirilen terör saldırısı sonrasında 15 Temmuz darbe girişiminde gecikmeli destek veren ABD'nin destekleyici ve işbirlikçi tavrı akıllarda soru işaretleri oluşturdu.

ABD'den Türkiye'ye 'Ortaköy' desteği!

2017'nin ilk saatlerinde Türkiye ve dünya Ortaköy'de gerçekleşen terör saldırısıyla sarsıldı. 39 kişinin öldüğü ve 65 kişinin yaralandığı terör saldırısının failini yakalamak için çalışmalar ise devam ediyor.

Saldırı sonrasında birçük dünya ülkesinden Türkiye'ye yönelik destek mesajı gelirken, 'Teröre karşı yanınızdayız' ifadesi vurgulandı. ABD'nin saldırı sonrası yaptığı açıklama ise akıllarda soru işaretleri oluşturdu.

Bilindiği üzere ABD, 15 Temmuz darbe girişimine karşı Türkiye'ye gecikmeli destek vermiş, FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'in iade edilmesini engellemişti.

"Dolmabahçe saldırısında da NATO'nun yanımızda olduğu adeta gözümüze sokulmuştu ama görememiştik" diyen Yeni Şafak Gazetesi yazarı Salih Tuna, bugünkü köşesinde kaleme aldığı "ABD’den manidar açıklamalar veya ‘Nizama Adanmış Ruhlar’" başlıklı yazısında "Doğrusunu isterseniz, ne yapmamız gerektiği El Bab'ta da açıkça göstermişlerdi. DAEŞ diye diye yedi düvelle Suriye'ye çökmüşlerdi ama Türkiye el Bab'ta DAEŞ'e karşı savaşırken gram katkı sunmamışlardı" ifadelerini kullandı. 

İşte Tuna'nın yazısından satır başları:

Ortaköy saldırısının hemen ardından NATO'nun patronu ABD'nin verdiği “tepki” gayet manidardı.

İlk açıklama Başkan Obama'dan geldi: Türkiye'nin gerek duyabileceği yardımlar konusunda “direktifler” verdiğini açıkladı.

İlginçti…

Fetullahçı terör örgütü (FETÖ) 15 Temmuz'da tanklarla ve savaş uçaklarıyla onca insanımızı katledip Meclis'imizi bombaladığında bile “direktifler” vermemişti.

O vakit zevahiri kurtarmak cinsinden de olsa “kınama” mesajı vermesi için bir hayli beklemek gerekti.

Halbuki Ortaköy katliamından sonra hiç beklemek zorunda kalmadığımız şekilde açıklamalar peş peşe geldi.

İkinci açıklamayı, ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mark Toner yaptı. “NATO müttefikimiz Türkiye'yle teröre karşı dayanışma halindeyiz…” dedi.

Ne güzel değil mi?

“Stratejik müttefikimiz” ABD koskoca NATO'yla birlikte yanımızda. İlelebet sırtımız yere gelmez artık.

Dahası, kralı bize yan bakamaz, terör dediğiniz nedir ki.

Aslında bir süre önce gerçekleşen (polislerimizin katledildiği) Dolmabahçe saldırısında da NATO'nun yanımızda olduğu adeta gözümüze sokulmuştu ama
görememiştik.

Zira kullanılan patlayıcının ancak NATO'nun cephane envanterinde olacağını uzmanlar belirtmişti.
Demek ki…

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mark Toner'ın “NATO müttefikimiz Türkiye'yle teröre karşı dayanışma halindeyiz…” sözünü kulağımıza küpe yapmamız lazım.

Mesela, Rusya'yla musyayla öyle kıyıda köşede ittifaklar kurmamalı, ABD'ye rağmen Suriye'de “barışın garantörü” olmamalıyız.

Doğrusunu isterseniz, ne yapmamız gerektiği El Bab'ta da açıkça göstermişlerdi.

DAEŞ diye diye yedi düvelle Suriye'ye çökmüşlerdi ama Türkiye el Bab'ta DAEŞ'e karşı savaşırken gram katkı sunmamışlardı.

Katkı şöyle dursun, Rakka operasyonunu “ötelemekle” DAEŞ'in el Bab'a kuvvet kaydırmasına neden olmuşlardı.

Yani…

ABD ve patronu olduğu NATO bizimle “dayanışma halinde” olduğunu hep göstermeye çalışmıştı.

Sadece tarz biraz değişikti.

Lakin 91'de Irak'a “demokrasi götürme tarzlarını” aklımıza düşürseydik, söz konusu “değişikliği” kavramakta hiç güçlük çekmezdik.

PKK'nın Suriye'deki koluna (PYD) “kara kuvvetlerimiz” diyerek gündüz gözüyle silah yardımı yapmalarından her şeyi anlamalıydık.

Hadi ondan bir şey anlayamadık…

Hrant Dink'in katillerine yardım ve yataklık yapmalarından, FETÖ'nün (bir başka ifadeyle Süper NATO) Pensilvanya'daki sakinini hâlâ barındırmalarından, 15
Temmuz saldırısına “bilgisayar oyunu sanmıştık” demelerinden anlamalıydık.

Hülasa…

Obama Amerika'sının bilumum taşeron terör örgütleriyle ne yapmaya çalıştığını tee baştan itibaren görmeliydik.

Bizim göremediğimizi…

“Nizama Adanmış Ruhlar” bidayetinden itibaren görmüştü. (Mezkur ifade, FETÖ'cü Samanyolu TV'de vaktiyle yayımlanan ve Karlov cinayetini çağrıştıran bir sahnesiyle gündeme gelen dizinin adıdır. Siz “nizam” yerine “global” veya “küresel” de diyebilirsiniz.)

Görmek ne kelime!

Vekalet savaşı mesabesindeki mahut terör saldırılarında onların görevi zaten buydu.

Bu “nizama adanmış ruhlardan” biri (dedesi Hindistan'ı, babası da Pakistan'ı parçalayanlarından biri) Ortaköy saldırısı üzerine, “PKK'nın PYD kolu bizim de 'kara
kuvvetlerimiz' olsaydı bu saldırı olmazdı” demeye getirdi.

“Nizama adanmış ruhlardan” bir şebek oğlu şebek de Dolmabahçe kat- liamı ardından söylediğini Ortaköy katliamının ardından da yineledi.

İster DAEŞ ister PKK ister DHKP- C ister FETÖ olsun, yeter ki terör olsun cibilliyetindeki eşhas da, “istifa” çağrıları yaparak güvensizliğe ve kaosa yatırım
yapmakta hiç gecikmedi.

Pakraduni suratlı biri de Diyanet'i hedef gösterdi. Maksat malum fay hattını harekete geçirmekti.

Zaten “ham yobaz ve kaba softa” da bu “nizama adanmış ruhlara” sörf yapacağı sosyolojik atmosferi oluşturmakta oldukça mahirdi.

Diyeceksiniz ki, ne olursa olsun, bu denli pespaye bir oyunu kim yer.

İyi de, şimdi pespayelik moda.

Baksanıza, koskoca Amerika'dan son zamanlarda sadece ve sadece Kuzey Kore kıvamında açıklamalar geliyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.