Kendi hapishanesinde sıkışıp kalan insanoğlu!

‘Meydanlarda ki Cenk ne ki, İnsanın İçinde Verdiği Savaşın Yanında’ Yunus Emre Sevgili Okurlar, Bir gün içinde aklımızdan yaklaşık 50bin kadar düşünce geçtiğini bildiriyor uzmanlar ve bu düşüncelerin yüzde 80’i olumsuzmuş. Bu demek oluyor ki; uyanık olduğumuz anları bir kenara ayırırsak, her gece biz uyurken arka planda beynimiz pişmanlıklar, kaygılar, korkular, öfkeler ve bastırdığımız bir çok duyguyla meşgul oluyor. Her sabah saat 6:30’da fiziksel olarak ayaktayım ama bazı zamanlar özellikle stresli ve yorgun olduğum dönemlerde saat 5 civarlarında zihnimin yarı uyanık olduğuna tanık oluyorum. Yarı uykulu, yarı ayık başlıyoruz iç sesimle konuşmaya. Günlük hayatımda meşgul olduğum meseleleri, söylemek isteyip de söyleyemediklerimi, yapmak isteyip de yapamadıklarımı ya da başıma gelmesinden en çok korktuğum olayların başrolünde buluyor ve bir ilizyon gibi seyrediyorum kendimi... Geçenlerde bir arkadaşımla konuşurken bana ‘Susmuyor! Beynimi susturamıyorum. Sabah uyandığım an başlıyor ve akşam yatana kadar kendi kendimle konuşuyorum, eleştiriyorum, kızıyorum. Bitmiyor!’ diye dert yandı. Sanırım kimimiz uykuda, kimimiz uyanık ve hatta büyük olasılıkla bir çoğumuz hem uykuda hem uyanıkken, iç sesimizle mücadele etmeye çalışıyoruz. Sanırım insanlık artık salgın hastalıklar, açlıklar, kıtlıklar ya da savaşlarla değil kendi hapishanesinde sıkışıp kalmış ruhsal sıkıntılarla sınanıyor. O yüzden bu köşe yazımın başlığının altında Yunus Emre’nin çok sevdiğim ve tam da hislerime tercüman olan sözünü paylaşmak istedim. ‘Meydanlarda ki Cenk ne ki, İnsanın İçinde Verdiği Savaşın Yanında’ diyor ozan. Anlık tatmin olabildiğimiz sanal ya da gerçek mutluluklar, içimizde verdiğimiz savaşa çare olamayacağı gibi bu olumsuz düşünce durumlarının bir kısır döngü haline gelmesi ve toplum içinde çoğalması ihtimali beni daha da endişelendiriyor. PEKİ BEN NE YAPIYORUM? Ben çareyi yazmakta buldum Sevgili Dostlar! Çocukluğumdan beri düzenli günlük tutuyorum ve aynı alışkanlığı kızım da kazandığı için çok mutluyum. Eğer varsa o gün zihnimden geçen olumsuz, endişe, öfke , kaygı verici tüm düşünce akışlarını günlüğüme kayıt ediyorum. Eğer bir duygu durumum ve düşüncemin kısır döngüye girdiğini hisseder ve değiştirmek istersem, bununla ilgili kendime 21 günlük hedef koyuyorum ve başardığım her bir gün için günlüğüme not alıyorum. Baş edemediğim herhangi bir durum içinse, konunun uzmanına danışmakta asla gecikmiyorum. Kendi hapishanelerimizden kurtulmanın tek yolu sanırım farkındalığımızın artmasından geçiyor Sevgili Dostlar. Bu sebeple 2018’i bitirip, 2019 yılına girer iken, hepimizin farkındalıklarımızın artmasını diliyorum. Sevgiyle...